• .

MÜSLÜMANIN HAYAT ÖLÇÜLERİ

En son güncellendiği tarih: May 5

Gerek Kur’ân-ı Kerim’de gerekse hadîs-i şeriflerde “dünyâ hayâtı“nın, Allâh’ın emirlerine ve Hz. Peygamber‘in (sav) sünnet-i seniyyelerine göre yaşanıp yaşanmamasına göre Allah katında övgüye ya da yergiye lâyık olduğu beyân edilmektedir. Mü’min için aslolan Allâh‘ın (cc) rızâsını ve hoşnudluğunu kazanmak olduğundan onun tercihi, hayâtını Allâh’ın emirlerine ve Hz. Peygamber‘in (sav) sünnet-i seniyyelerine göre yaşamaktan yana olacaktır. Zîrâ Allâh’ın rızâsına aykırı olan bir hayâtı yaşamak endişe, ızdırap, buhran ve sıkıtıdan başka bir şey değildir. İnsanı yoktan var eden Allah (cc) onun nasıl bir hayat yaşarsa saâdet ve mutluluğa ereceğini beyân etmiş, Peygamber (sav) de onun pratiğini -üsve-i hasene- olarak en güzel bir şekilde göstermiştir. Artık insana düşen, bütün bu bilgiler ışığında yapacağı tercihi doğru yapmaktır. Yapacağı bu tercih onu ya mutluluğa/cennete ya da şekâvete, isyâna/cehenneme götürecektir.


Hz. Peygamber (sav) sünnet-i seniyyeleriyle bu konuda bizlere örnek olmuş, mutlu ve huzurlu bir hayâtın nasıl olması gerektiğini öğretmiştir. Efendimiz‘in (sav) beyân ettiği hayat ölçülerinden bâzılarını ana hatlarıyla şöyle ifâde edebiliriz:


1 – Hz. Peygamber (sav) Hayâtı Boyunca Dünyâlığa Önem Vermemiştir “Eğer dünyâ Allâh’ın yanında sivrisineğin kanadı kadar değer taşısaydı, O, tek bir kâfire ondan bir yudum su içirmezdi.” “Uhud dağı kadar altınım olsa üç günden fazla saklamazdım” buyurmuştur.


2 – Dünyâ Hayâtını Aşırı Sevip Ona Bağlanmaktan Mü’minleri Sakındırmıştır “Sizin için korktuğum şeylerden biri, dünyânın süs ve güzelliklerinin size açılmasıdır…” “Dünyâ tatlı ve hoştur. Allah sizi ona vâris kılacak ve nasıl hareket edeceğinize bakacaktır…” “Kim dünyâya çok önem verirse Allah onun işini dağıtır (zorlaştırır). İki gözünün arasına fakirliği (aç gözlülüğü) koyar. (Hâlbuki) dünyâdan ona ulaşacak olan kendisi için yazılandan başkası olamaz. Kimin de niyeti âhireti (kazanma) ise Allah onun işini toparlar (kolaylaştırır). Onun kalbine zenginliği koyar. Ona dünyâdan da ihtiyaç duyduğu şey ulaşır.”


3 – Dünyâ Hayâtına Gereği Kadar Değer Verilmesini Öğütlemiştir “Dünyâda bir garib veya bir yolcu gibi ol!” “Ben kim, dünyâ kim! Dünyâ (hayâtı) ile benim ilgim, bir ağacın altında gölgelenip sonra da bırakıp giden yolcunun durumu gibidir.” Tirmizî’nin rivâyetinde, hadîsin devâmında şu ifâde vardır: “Kendini kabir ehlinden say.”


Devamı..

3 görüntüleme

Profdralicelik.com | 2020 Akademik İlahiyat