• .

KUTSAL VE ÜÇAYLAR’IN KUTSİYETİ


Sahip olduğumuz değerlerimiz arasında önemli bir yer işgal eden değerlerden birisi “kutsiyet/kutsal kabuletme” inancıdır. Kutsal sayma, kutsallık arama anlamına gelen “takdis” inancı, insanoğlunun daima sahip olduğu, hiçbir zaman ondan uzak kalamadığı bir düşünce, hatta ondan da öte benimseyip içtenlikle kabullendiği bir inançtır


Bu makalemizde “kutsal Kabul etme” ninin mahiyeti ve bir örnek olarak da “Üçayların kutsallığı” üzerinde durmak istiyoruz.


Kutsal’ın mâhiyeti: Kutsal (Arap. Kudsî, ing.Sacred) kelimesi lügat îtibariyle “temiz, her türlü eksiklik ve noksanlıklardan uzak, yüce mübârek, aziz, saygıdeğer” 1 anlamlarına gelen dînî bir terimdir. Felsefî anlamda kutsal, “Değişmez, dokunulmaz, tartışılmaz, ulu, kutlu sayılan...” demek olup, “metafizik dünya görüşünün temel terimlerindendir. Değişmezliği, dokunulmazlığı, kesinliği, sonsuzluğu, tamlığı, evrenselliği dile getirir. ”2


Bir şeyin kutsal olduğu iki şekilde bilinir:

a) Ya Allah ve O’nun Peygamber’i tarafından kutsal olduğu bildirilmiştir. Yani o şeyin kutsal olduğu dînîdir.

b) Ya da Takdise konu olan şeylerin, üzerinde bulundurduğu bir takım niteliklerden dolayı insanların onlara kutsallık izâfe etmeleri şeklinde olur. Yani o şeyin kutsal olduğu insânîdir.


Görüldüğü gibi birincide “değer yükleyen”, Allah, ikincide ise insandır. İslâm’a göre de bir şeyin kudsiyeti, Kur’an ve Sahih Sünnetle bilinir, yani değerin yüklenmesi, kutsalın belirlenmesi ilâhîdir. İnsanların değer yüklemesiyle kudsiyet kazanan şeyler eğer, Kur’an ve Sünnetle belirlenen esaslara uyuyorsa(tevhid inancına aykırılık içermemesi gibi) meşrû kabul edilmiştir.


Devamı..

12 görüntüleme1 yorum

Profdralicelik.com | 2020 Akademik İlahiyat