• .

İslâm Dini Sulh’u Esas Alır

En son güncellendiği tarih: May 5

“ Sulh hep hayırdır ” (Nisâ, 128.) Varlık âlemi içinde “Ahsen-i Takvim” üzere/en güzel sûrette yaratılmış olan insan, kendisini yoktan var eden ve bütün nimetleriyle perverde eden yüce Rabbiyle dikey; içinde yaşadığı toplumla/toplumun her bir ferdiyle ayrı ayrı yatay olarak münâsebet içindedir.


Yüce Rabbiyle olan münâsebeti Allah’tan insana doğru Vahiy, insandan Allâh’a doğru ise duâ ve iltica halinde dikeydir. İçinde yaşadığı toplumla olan münâsebeti ise yataydır. Toplum fertlerine karşı Allâh’ın emirleri Hz. Peygamber’in (sav) buyrukları istikametinde hak ve ödevler çerçevesinde sorumluluklarını yerine getirme şeklinde olur.


Ancak şu var ki, Rabbiyle olan münâsebeti, onun toplumla olan münasebetinin nasıl olması gerektiğini de belirleyici özelliktedir. Allah (cc) ile münâsebeti sağlam ve sahih olan bir insan, hep O’nun muhabbetiyle yanar tutuşur. O’ndan ve O’nun rızâsını kazanmaktan bir an olsun gaflet etmemeye özen gösterir. Hayatının tüm ayrıntılarında sadece bu amacının gerçekleşmesi için çalışır ve ona odaklanır.1 Onun bu sevgisi ve yaradanına ve O’nun emirlerine karşı olan bu teslimiyeti kendisini öyle yoğurur ki, “Allâh’ın (emir buyurduğu) ahlâk ile ahlâklanınız”2 temel düsturu, âdeta tecessüm eder. Böyle bir ahlâk üzere olan insanın/mü’min’in bu özelliği, kendisini aşarak içinde yaşadığı topluma, toplum fertleriyle olan münâsebetlerine yansır. Hatta daha da ileri safhalara ulaşarak kendisinin dışındaki tüm varlıklara ulaşır. “Sizden birisi, kendisi için hoşlanıp arzu ettiğini kardeşi için de hoşlanıp arzu etmezse îman etmiş olmaz.”3 hadisi şerifi mûcebince kendi iç dünyasında devamlı empati kurar ve devamlı özeleştiri içinde bulunarak yüce Rabbinin buyrukları karşısında hassasiyet gösterme bilincini canlı tutmaya çalışır. Hulâsâ, “barış, güven, esenlik” anlamlarına gelen” İslâm, mü’minin şahsında çok açık bir şekilde tezâhür eder. Hz. Peygamber’in (sav) “tanıdığın, tanımadığın herkese selam ver”4 hadisi gereği, içinde yaşadığı tüm toplum fertlerine “barış, güven, esenlik” duasında bulunur. Yüce Rabbinin “Sulh hep hayırdır.”5 âyetini hayatının her noktasında devamlı uygulamaya gayret gösterir. Böylece mü’min, tüm inanç ve amel değerleriyle bireysel anlamda kemâliyete erme noktasında derûnî bir yolculuk yaparken, diğer taraftan da söylem ve eylemleriyle içinde yaşadığı toplumun güveni ve barışının teminatı olur. Ondan hep iyilikler ve güzellikler sâdır olur. Onun için bizim kültürümüzde şu söz çok yaygındır: “Müslüman dâimâ hüsn-ü hâl üzeredir”.


Devamı..

2 görüntüleme

Profdralicelik.com | 2020 Akademik İlahiyat